Usta fotoğrafçılar inci kefallerini görüntüledi

Türkiye’nin önemli fotoğraf sanatçılarından uluslararası savaş fotoğrafçısı, gezgin, gazeteci, insanı ve belgesel yapımcısı Coşkun Aral ile birçok ödüle layık görülmüş Adem Meleke, uçan balıkları görüntülemek için Van’a geldi.

Usta fotoğrafçılar inci kefallerini görüntüledi

Türkiye’nin önemli fotoğraf sanatçılarından uluslararası savaş fotoğrafçısı, gezgin, gazeteci, insanı ve belgesel yapımcısı Coşkun Aral ile birçok ödüle layık görülmüş Adem Meleke, uçan balıkları görüntülemek için Van’a geldi.

28 Mayıs 2021 Cuma 10:03
Usta fotoğrafçılar inci kefallerini görüntüledi

Türkiye’nin önemli fotoğraf sanatçılarından uluslararası savaş fotoğrafçısı, gezgin, gazeteci, insanı ve belgesel yapımcısı Coşkun Aral ile birçok ödüle layık görülmüş Adem Meleke, uçan balıkları görüntülemek için Van’a geldi.

Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üremek için tercih ettiği nehirlere zorlu göç yolculuğunda engelleri zıplayarak aşmasıyla ortaya çıkan görsel şöleni devam ediyor. Suyun akışının tersine doğru yüzdüğü ve önüne çıkan engeli uçarak aştığı için ’uçan balık’ olarak da adlandırılan inci kefali, üremek için başlattığı yolculuğunu Van Gölü’ne akan tüm tatlı sularda gerçekleştiriyor. Yumurta bırakmak için tatlı suya çıkan inci kefali balığının avlanması 15 Nisan-15 Temmuz tarihleri arasında yasak.

Ağrı Valiliği, kentin tarihi ve doğal güzelliklerini tanıtmak ve bilinirliğini artırmak amacıyla düzenlenen 2. Ulusal Foto Safari Yarışmasına jüri üyesi olarak katılan Türkiye’nin önemli fotoğraf sanatçılarından savaş muhabiri Coşkun Aral ve birçok ödüle layık görülmüş Adem Meleke, inci kefali ’uçan balıkları’ çekmek için Van’a geldi.

Balıkların muhteşem göçünü görüntüleyen duayen gazeteci Coşkun Aral, "Şu anda Erciş’teyim. Tam da balık gücünün başladığı dönemde. Yani bu dönem benim için çok önemli çünkü neredeyse 1 çeyrek asır önce nu bölgeyi keşfetmiştim. Buranın inci kefali göçüne tanık olmuştum. Yıllarca geldim, belgeseller yaptım. Tabii ki yolun başlangıcı Ağrı. Geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin en önemli safarilerinden birini ’fotosafariyi’ Ağrı’da gerçekleştirdik. Çok sayıda meslektaşımızla beraber. Tabii ki simge Ağrı Dağı ve onun eteğinde Sarıkamış’ta, İshakpasa Sarayı’nda. İshakpaşa Sarayı’nın olağanüstü doğal dokusu ve muhteşem insan yüzleri içinde ben ve meslektaşlarım muhteşem günler geçirdik. Şimdi buradayız Erciş’te. Bölgedeki çevre yaşam ikinci bir foto safari etabını hazırlıyoruz meslektaşlarımıza. Az önce dedim ya Ulupamir Mahallesi’ndeki kardeşlerimizle Haziran ayının sonunda bir etkinlik için bütün fotoğraf severleri buraya bekliyoruz" dedi.

Ödüllü fotoğraf sanatçısı Adem Meleke, "Foto safari için Ağrı’ya geldik. Ağrı Valiliği himayesinde çok güzel bir etkinliğe katıldık. Çok güzel fotoğraflar çektik oradan da bugün Van Erciş’teyiz. İnci kefalinin o üreme seyahatine tanıklık ediyoruz. Martılarla mücadelesine tanıklık ediyoruz. Bölgenin güzel insanı ile burada vakit geçiriyoruz. Çok keyifli hem fotoğraf adına hem görme adına, bölgeyi yaşama adına çok güzel bir gün geçiriyoruz. Ben buraya daha önce gelmemiştim. Buraya ilk defa geldim. Haziran sonu olmadan bir kere daha gelip inci kefalleri ve martıları mutlaka çekmek istiyorum. Çok keyifli bir gün oldu. O yokuşu tırmanma çabaları, birbirlerinin üzerine çıkma çabaları yani insanın etkilenmemesi mümkün değil. Bir şey çıplak gözle onun orada bir yaşam mücadele verdiğini görmek acayip bir şey. Çünkü ekrandan bunu gördüğünüzde hani bir görüntü o neticede bir öncesini bir sonrasını bilmiyorsunuz ama burada yaşam mücadelesine tanıklık ediyorsunuz çok etkiledi beni çok etkiledi" dedi.

Bu seyahate doğrudan Amerika’dan geldiğini ifade eden Adem Meleke, "İstanbul’a indim 3 saat kadar İstanbul’da evinde kaldım Ağrı’ya geldim. Yani iki dünyayı şuan çok ciddi karşılaştırma, değerlendirme şansım var. Bu bölgeyi çok seviyorum defaatle geldim, defaatle geleceğim. Tek isteğim bu bölgenin kıymetinin bilinmesi. Dünyada fotoğraf turizmi, dünyada doğa turizmi, dünyada macera turizmi artık turizminin lokomotifi. Ama bunun için doğamızı korumanız gerek. En azından bunun için, tabii ki yaşama saygı için, ekosisteme saygı için korumamız lazım. Ama kendimizi düşünerek bile korumamız lazım. Buradaki su debisinin korunması lazım, balıkların bu mücadelelerinin sonunda yaşamaya üremeye devam etmeleri lazım. Ben onun için bir an önce böyle yerlerimizin planlı, programlı bir biçimde koruma altına alınmasını istiyorum. Eminim devletimiz bir şey yapıyor. Yani görüyorum buralar boş değil. Bir takım uluslararası düzeyde çalışmayı bizim her geldiğimizde burada güzelliği artarak göreceğimiz düzeyde yapılmasını bekliyoruz yapılacağına da inanıyoruz" diye konuştu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner81