Cumartesi için iş yerlerinden özel izin alan ve takımını desteklemeye gelen taraftarlar teşekkür hak etti. Taraftarın görevi iyi günde kötü günde takımını desteklemektir. Maç günü 0-3’te gösterilen tepkinin skordan ziyade anlamı vardı. Taraftarlar başkanlarının, savunma anlamında ikinci yarıda daha iyi olmamız lâzım sözlerine güvendi ve Hüseyin Kalpar’ın bu hedef için doğru bir çalıştırıcı olmadığını düşünerek hakları da olan bir tepki gösterdiler. Çünkü Adanaspor ve Çaykur Rizespor gibi takımlar bu sene 3 golü sadece taraftarı oldukları takıma atmışlardı. Lig maratonunda rakibiniz olacak takımlara bu kadar kolay gol fırsatı verirseniz taraftar da tepki gösterir. Maç 0-3 olmadan 1-2 olsaydı sanırım bu tepki olmayacaktı. Maç sonu beklenilse daha mı iyi olacaktı kestiremiyorum; 30 dakika vardı daha ama yine de hak vermek lâzım. Sabırlar taştı.

Maç sonunda hocanın açıklamaları ise tam anlamıyla fecaatti. “Ben oynamıyorum, oyuncularım oynuyor. Görev veriyoruz, men to men (birebir) rahat vurduruyorsa benim de yapacağım bir şey olmuyor.” “Taraftarların bu kadar nankör olacaklarını düşünmüyordum.” sözleri Kalpar’ın savunma anlamında çaresizliğini gözler önünü serdi. İlk olarak taraftardan “nankör” sözü için özür dilemelisin. İkincisi, men to men bir tercihtir ve illa yaptırmak zorunda değilsin hocam! Diyelim ki öyle uygun gördün; sene başından bu yana orayı yumuşatan ve takımı kırılgan hale getiren Omeruo’yu neden ligin en güçlü santraforunun önüne atıyorsun?

Ayrıca iyi oynayıp skor üretemediğin maçlarda “Her maç böyle olmaz elbet puanlara da yansıyacak.” derken neden bu maçta geçmişine sığınıp rakibimiz hâlâ altımızda demeyi seçtin? Bu sözlerin, soruların anlamı yok artık. Savunma anlamında bir şeyler yapabileceğimize inancımız kalmadı. Hüseyin Kalpar hücum anlamında başarılı işler yaptı ama ligde kalmak için gol atmakta sıkıntısı olmayan bir takımın hedefi öncelikle gol yememek olmalı ki ben bu seyirle 70’e yakın gol yiyeceğimizi ve bunun da bizi uçuruma iteceğini düşünüyorum.

Yüzde 35 İLE ÇÖKERTTİLER

Verilere göre topla en çok buluşanlar Aytemiz Alanyaspor’dan Berkan Emir, Çaykur Rizespor’dan Özgür Çek oldu. İki takım da bu iki isabetli ve tecrübeli ayağı topla buluşturarak tehlike üretmeye çalıştı. İki isme de değinmiştim fakat Berkan’ın mücadelesi yetmedi, Özgür’ün kilit ortaları maçın başında “Gardımızı düşürdü”. Fofana da ileri çıkamayınca Çaykur Rizespor oradan tehlike yaşamayacağını maç içinde sezdi ve Iraklı İsmail ve Özgür’le sağımızı çökerttiler.

Orta alan üçlüsü Taha, Aissati ve Emre de yine maalesef top kapma hamlelerine dahi giremediler. Bu bölgedeki en önemli savunma oyunu, top rakipte iken rakibi bozup topu takımına kazandırmak olmalıdır. Bu nedenledir ki bu bölgeye ön libero, çapa gibi isimler veriliyor. Aissati ise 10 numara pozisyonunda, zaman zaman da kanatlarda oynamış bir oyuncu; hiç ikili mücadele kazanamaması ve savunma işini yapamamasına rağmen geride kalması oyun kurmasına da engel oldu; dolayısıyla becerisini yine sergileyemedi. Vagner girince biraz silkindik, iyi de katkı sağladı ama yetmedi.

İşler her takımda bazen böyle kötü gider ama bazı hamlelerle düzelir. Savunma anlamında düzelmeyeceğini düşündüğümüz için hoca değişikliği ile düzeleceğini umuyoruz. Garcia ile iyi anlaşabilecek belki de aynı dili konuşacak bir stoper ile bir orta saha ve mutlaka kanat oyuncusu almamız lazım. Guerrier de etkisiz, iştahsız. Bir şeyler inşa edebilmek için önce yıkmak lâzım; iyi ölçüp biçilmeli, daha 17 maç var…
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner12

banner11