Behçet Kurtiç

Behçet Kurtiç

Patinaja devam!

24.01.2012 Salı - 01:17
Maalesef, Pazar günü Kırklarelispor’u elimizden kaçırdık, bir puana..

Maalesef, Pazar günü Kırklarelispor’u elimizden kaçırdık, bir puana talim etmekle yetindik. Sahaya çıkan on birimizi gördüğüm ilk anda işkillendim. Olamaz dedim. Takımımızın ve de sezonun en iyi futbolunu tutturan Mutlu’nun ilk on bir de olmayışı beni pipiriklendirdi, sordum, sakat da değilmiş. Acaba, dört sarı karttan dolayı Ünye maçında yer almadığından uyarı olsun diye mi kenarda oturtuluyor? O arada, kafam bir türlü verimli olamayan Aykan’a takılı, maç oynana dursun ben fikir jimnastiği yapıyorum. Yoksa, alışkanlıktır, pek çok teknik adam bir önceki kazanmış olduğu maçın on birini pek değiştirmez, ondan mı kaynaklanıyor? Ya da, bazı futbolcular ile hocası arasında karşılıklı güvenden kaynaklanan bir bağ vardır, hoca her durumda oyuncusunun özgeçmişini iyi bildiğinden, eski günlerine döner ümidiyle farkında olmadan içinden, “Ha şimdi bu maçta çıkışa geçecek!” düşüncesiyle mi Aykan’a fırsat tanıyor? Diye sorgulamalar yapmadan edemiyorum. Gözüm Aykan’nın üzerinde. N’aptı oynadığı zaman dilimi içinde ben söyleyeyim. Hiçbir ikili mücadeleye girmedi. Kafa toplarında hiç yoktu. Oyun kuruculuk vasfı isteyen bölgesinde, bu işlevini de hiç ama hiç yerine getiremedi. Sakatlıktan yeni çıkmış olmanın üzerinde etsi mi var? Öyle bir Aykan dolanıyordu ki, sahada, sanki maçın ikinci orta hakemi gibiydi. Joging yapar gibi bir saha, bir sola, arada bir ileri geri koşular yapıyor, oyunu adeta izlemekle yetiniyordu. Anında ağzımdan, “Yahu bu Aykan futbolcu mu, yoksa maçın teftiş memuru mu?” Sözcükleri dökülünce zaten aynı fikirde oldukları mırıldanmalarından anlaşılan izleyenler kahkahalar atarken, “Alemsin be hocam. Ne memuru hocam, ne memuru?” Diye, muzipçe bana soranlara dönüp, “Teftiş.. Teftiş memuru!”, “Bir tek, elinde kalemle, tutanak tutacağı kağıt eksik!” Dediğimde gülüşmeler oldu. Nitekim tamamı fizik yapı itibariyle bizden daha uzun ve iri yapılı olan Kırklarelispor karşısında epey terledik. Günümüz futbolu hangi ligde olursanız olun o hale geldi ki, artık takım içinde bir kişi etkisiz oldu mu, bundan tüm takım etkileniyor. Nitekim Aykan etkisiz olunca hemen arkasındaki Hayrullah zor durumlara düştü, onun da arkasındaki Serkan, rakip devamlı solumuzdan çalışmaya başlayınca, devamlı üzerine gelindikçe sadece savunma yapmaya çalıştı, ileriye bir katkıda bulunamadı. Hayrullah zorlanınca, Kazım zorlanmaya, Kazım, Mehmet’i besleyemeyince Mehmet dolayısı ile top gelmeyince Mert ve Salih zorlanmaya başladı. İlk yarının hakimi, Kırklarelispor’du. İkinci yarı başlamadan Mutlu’nun, Aykan’ın yerine oyuna alındığını görünce sevindik. Sevinmekte de haklıydık. Mutlu sol ileri kanada yerleştirilip, Salih hemen onun yanında sol içeride görevlendirilince, n’oldu söyleyelim;  Mutlu-Salih ikilisi rakibin sağ defansını allak bullak etmeye başlayınca, Hayrullah rahatladı oyuna katıldı, Serkan rahatladı hücuma katılmaya başladı, Kazım’ı sorarsan döktürdü, Kadir kalesinde, önündeki İskender ve Adem savunmada adeta devleşti, takımımız rakip alana yerleşti. Zaman ilerledikçe görüldü ki, rakip oyundan düşüyor, süper temel kondisyona ulaştırılmış futbolcularımız (Bu noktada Sn. Muharrem Uğur’u tebrik ederim) rakibi kendi yarı alanına kilitledi ve maç boyunca yüzde yüz üç gol pozisyonunu Mert ve Nedim değerlendiremeyince(75. dakika da Mehmet’in yerine Nedim’in alınması yerinde bir karardı) taraflar birer puana razı olarak sahadan ayrıldılar. Benzer görevleri yıllarca üstlenmiş biri olarak çok iyi bilirim. Teknik adamlar işlerine karışılmasından haklı olarak pek hoşlanmazlar. Ama ben hoşgörüsüne sığınarak yinede Sn. Muharrem Uğur’a bir öneride bulunmadan yapamayacağım. İleride Mutlu’yu bu maçta olduğu gibi sol kanatta tutmaya devam edersek, Salih’i sağ ileri kanada alıp çok güçlü bir fiziğe sahip Mehmet’i Hayrullah’ın önünde oynatırsak büyük bir büyük bir güç kazanacağız gibi görünüyor. Bir sözüm de Erhan’a, bu maçta rakip hep solumuzdan çalıştığı için pek zorlanmadı ama hücum yollarında hala kapasitesini kullanmıyor. Bunu başardığı an çok değişik bir Alanyaspor izleyeceğiz. Takımımızda bu maçın yıldızları, Kadir, İskender, Salih, Kazım’dı, ikinci yarıdan sonra onlara Mutlu, Hayrullah, Serkan ve Adem’in de katıldığını gördük. Diğer bir görünmeyen ancak sezgilerle yakalanacak olan olgu her ne olursa olsun, işlerine son derece ciddi sarılan, görev bilinci sağlam ve de içten mücadele eden futbolculara sahip olduğumuz. Bu göz ne futbolcular gördü! Bu çocukların hepsi seçmece ve Sn. Uğur iyi bir ekip oluşturmuş durumda. Bu açıdan önce Teknik patronlarımızı, sonra bu konuda uğraş veren yönetimimizi kutluyorum. Taraftarlarımız maç boyunca takıma desteğini esirgemedi. Ama Nedim’e seslenmeden edemeyeceğim. Kaptan, Alanyalı seni çok seviyor! Biliyoruz ki, Sen de Alanya’yı çok seviyorsun. Nedenini anlayamadığımız durgunluğuna hep birlikte üzüldüğümüzü, maç çıkışlarında fırsat buldukça hüzünlenerek seni konuştuğumuzu bilesin. Sen bu değilsin Kaptan! Gözlerimiz kaplanlaştığın günlere dönüşünü bekliyor. Ve bilesin ki, Seni çok seviyoruz!. Haydi Arkadaşlar! İyi bir ekip oldunuz, kim tutabilir sizi!..


Tüm Yazıları


Haber yorumları - Yorum Yaz
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır... [ ilk yorumu sen yap! ]


Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Haber Alanya Gazetecilik AŞ sorumlu değildir.
 

Anket

Bu sene turizm gelirleri artar mı ?

Artar
Değişmez
Düşer
Fikrim Yok